mobil menu
ara

ŞERAFETTİN GÜÇ

ŞERAFETTİN GÜÇ
17/06/2020     40    Facebook da paylaş

Karamanoğulları Coğrafyasındaki Torosların

Fadime’si için “Şu karşı ki dağda lambalar yanar”

 

Şöyle bir araştırma yaptım kendimce:

“FADİME adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde yaklaşık 20,356 kişinin isminin FADİME olduğu ve FADİME isimli kişi sayısının her yıl ortalama 285 kişi arttığı tahmini yapılabilir.”

“FADİME Türkiye'de en çok kullanılan 701’nci isim (...699’ncu  Ediz, 700’üncü Eşref701’nci Fadime, 702’nci Mümtaz, 703’ncü Fatoş,...)

Ülkemizde yaklaşık her 4,207 kişiden birinin adı FADİME ve ismin yaygınlık oranı binde 0.24’dür.”

 “FADİME isminin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veri tabanındaki 702,203 kişi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1,4’ten dahi az olduğunu ve Amerika’da toplam 400'den az sayıda FADİME yaşadığını tahmin ediyoruz.”

“FADİME Türkiye'nin en yaygın 701’nci ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 701’nci isim ise ISABEL ismi. FADİME adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 699’ncu Norma, 700’üncü Gerardo, 701’nci Isabel, 702’nci Israel, 703’ncü Minh, isimleri de sayılabilir.” ("Kaynak Bilgi: İsmiDidikle.com'dan alınmıştır")

“1923 ile 1930 arasında Türkiye'de en çok kullanılan kadın isimleri ise şunlar: Fatma, Ayşe, Emine, Hatice, Zeynep, Şerife, Hanife, Meryem, Sultan, Zehra, Havva, Hayriye, Cemile, Zeliha, Elif, Gülsüm, Naciye, Havva ve FADİME.”

“Derinlik rekortmeni mağaralar; susuz coğrafyaya tam bir karşıtlık oluşturan şelaleler; kıraç arazide yaşam mücadelesi veren köyler; rüzgârın biçimlendirdiği antik kentler… Taşeli Platosu batıda Antalya Akseki ile doğuda Mersin Silifke arasında uzanıyor. Plato, yüksekteki düzlük demek; Taşeli Platosu ise bu tanıma, düzlük içindeki tümsekleri ve oyuklarıyla yeni bir boyut katıyor. Plato karstik yapısıyla, batıda Akseki (Antalya), doğuda ise Mut-Silifke (Mersin) arasında doğu batı doğrultusunda uzanan; taşın bin bir renk ve boyutta serpiştirildiği bir palettir. Öyle ki, gezginler karşılaştıkları karstik yeryüzü şekillerini, antik kent kalıntısı sanmışlardı uzun yıllar önce.”

“Yarımadaya ve platoya adını veren “taşeli” kavramı, yörenin bu olağan dışı taşlık yapısına dayanıyor. Yöreye ilkçağda, Eski Yunancada “Taşlık Kilikia” ya da “Dağlık Kilikia” anlamına gelen “Kilikia Trakheia” dendiği biliniyor. Şu da var; kimi kaynaklara göreyse Mersin’in yakın zamana kadarki il adı olan İçel’den hareketle ve karşıtı olarak yöreye “Dışel” dendi, zamanla bu, Taşeli’ye dönüştü.” (Yazı: İbrahim Baştuğ Atlas Aralık 2014 / Sayı: 259)

İşte bu Taşeli Platosunda hangi kapıyı çalsan karşınıza bir FADİME çıkar. Abartmadan söylüyorum; ya annesi ya halası ya teyzesi ya kardeşi ya da sülalesinde mutlaka bir FADİME vardır. Bu bölgede en çok bayan ismi Fadime’dir. Her evde mutlaka bu isme rastlanır.

Nedeni yanan gaz lambasının şavkında duvara yazılmış.  

Bir şarkı var ki;  Karamanoğullarının sürgünlerinde yaşanan sevgiyi hasreti unutulmayanları anlatıyor. Yaşanan yer Toros Dağları Platolarında Taşeli Bölgesi. Sözleri bölgeyi yansıtıyor. Balkanlardan sesleniyor bırakıp gittiği sevdalısına.

 

Şarkı Sözleri

 

Şu karşı ki dağda lambalar yanar

Lambanın şavkına da FADİMEM, sevgilim yazar

 

Ayletme beni, söyletme beni

Alçak yüksek tepede FADİMEM, bekletme beni

 

Şu karşı ki dağda kuzular meler

Kuzu sesi değil DE FADİMEM, ömürler biter

 

Ayletme beni, söyletme beni

Alçak yüksek tepede FADİMEM, bekletme beni

 

 

 

Yörük yürük adı alınması

Yörük adı; Yörüklerin kendi kendilerine verdiği veya isteyerek aldığı bir isim, sıfat değildir. Öyle olsaydı Yörükler her yerde isimlerini söylerlerdi. Oysa çoğunluğu Yörük olduklarını ya gizliyor, ya da inkâr ediyorlar; özellikle Mersin, Antalya, Fethiye ve Burdur yöresi Yörükleri.

Orta Asya’da Yörük adı taşıyan boy, topluluk veya yer adı varsa da bilinmiyor, duyulmamış.

Devlet-i Aliye (Osmanlı) döneminde bazı Türkmen Oymaklarının Anadolu’dan İran’a veya Orta Asya'ya geri gittikleri biliniyor. Bunlarla beraber bazı Yörük obaları da gitmiş olabilirler.

Ancak bilindiği kadarıyla İran ve Orta Asya’da Yörük adını kullanan yok.

Yörük adı ilk olarak, Selçuklu Döneminde ve Anadolu’da kullanılmıştır. Selçuklu İskânı sırasında göçebe Türk topluluklarının tümüne birden değil, sadece üçüne Yörük denilmiştir.

Örneğin Türkmenler 1071’de göçebe idi. 1934’lere kadar, kısmen göçebe olarak yaşantılarını sürdürmelerine ve ayrı coğrafyalarda yaşamalarına rağmen; Türkmenistan, İran, Horasan, Kafkasya, Kerkük, Halep, Konya, Afyon, Adana hatta Manisa'da yine Türkmen olarak anılmaya devam etmektedirler.

Yörük ismi Anadolu dışında Kıbrıs ve Balkanlar’da da bilinmekte ve kullanılmaktadır. Nedeni de Devlet-i Aliyye (Osmanlı) döneminde bazı Yörük obalarının bu bölgeler fethedilince oralara yerleştirilmesidir.

Batıya yerleştirilen Türkmen oymağı sayısı çok azdır.

Türkmenler genelde; set şeklinde Suriye ve Irak ile orta, doğu ve güneydoğu Anadolu’ya yerleştirilmişlerdir.

Türkiye’de Yörük-Aydınlı tanımlaması adı altında toplanan boylar;

Akhun-Hayta, Çaruklu-Cırıklı, Halaç, Kanglı, Karluk, Oğuz, Onok ve Türkeşlerdir.

 

Şerafettin GÜÇ

Emekli Öğretmen

Karamanoğulları Tarihi Araştırmacısı Yazar

 

 



  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2020 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]