Bir hasat mevsimi daha geldi...

Bir hasat mevsimi daha geldi...
05/06/2015     53    Facebook da paylaş

Bildiğiniz gibi vakfımız her yıl 2 kez öğrenci toplantısı organize eder: birincisi yeni gelen bursiyerlerimizle tanışmak, kaynaşmak, ikincisi ise mezunlarımıza veda ettiğimiz mezuniyet toplantısı. Bu seneki mezuniyet toplantımızı 3 mayısta, vakıf binamızda gerçekleştirdik.

Bu yıl hasat mevsimimizde, 24 tane pırıl pırıl gencimizin meslek sahibi olmalarına şahitlik ettik ve yine çok gururlandık. İçlerinde doktorlarımız, mühendislerimiz, öğretmenlerimiz ve şuan aklıma gelmeyen daha bir çok meslek grubundan gencimiz oldu. Onların bu başarılarına çok küçük de olsa bir katkı sağlayabildikse ne mutlu bizlere.

Bir mezunumuzun, hepimizin gözlerini yaşartan, vakfımız ve Yunus Emre’nin beyitleri ile kurduğu benzerliği sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Gelin tanış olalım”: İstanbul’a geldiğimiz zaman, ilk yaptığımız şey İkev’in kapısını çalmak oldu ve onların da ilk yaptıkları şey bizi büyüklerimizle tanıştırmak oldu. Vakfımız sayesinde kendi okulumuzda olan Karamanlı arkadaşlarla tanış olduk.

“İşi kolay kılalım”: Vakfımızın destekleri sayesinde daha rahat okuyabildik, iş/staj bulabildik. İşimiz kolay kılındı.

“Sevelim sevilelim”: Vakfımızı hem çok sevdik, hem de çok sevildiğimizi hissettik.

“Bu dünya kimseye kalmaz”.

Bu eşsiz dizelerle bizi bağdaştırdığı için mezunumuza çok teşekkür ederiz. Verilen emeklerin harika bir şekilde geri dönmesi, öğrenci lerimizin başarılarıyla taçlandırması ve en önemlisi onlar tarafından böyle bir sevgiyle anılmak bizleri ne kadar mutlu etti anlatamam.

Her toplantımızda olduğu gibi, bu toplantımızda da öğrencilerimize yararlı olacağını düşündüğümüz, onların vizyonlarını açacak çok önemli bir kişiyi davet ettik, Sayın Profesör Doğan Cüceloğlu’nu. Muhtemelen kendisini tanımayan yoktur ama ben yine de kendi siyle ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. Doğan hocamız 11 çocuklu bir ailenin 11. çocuğu olarak Silifke’de dünyaya gelmiş ve 10 yaşında annesini kaybetmiş. Ankara Atatürk lisesinde okurken, çok sevdiği edebiyat öğretmeninin tavsiyesi üzerine psikoloji okumaya karar vermiş.

Daha doğrusu hayatında ilk defa birisi ona bir yetişkinmiş gibi gözlerinin içine bakarak konuştuğu ve psikoloji bölümünü tavsiye ettiği için, o da bu bölümün hayalini kurar olmuş. O zamanlar tanıştığı ve ülkemizdeki en önemli psikoloji profesörlerinden birisi, Doğan hocaya, eğer iyi bir bilim adamı olmak istiyorsan, ingilizceyi çok iyi derecede konuşmalısın, okuduklarını anlamalısın demiş. Bunun üzerine hocamız, hergün çalışarak, kendi kendine ingilizceyi öğrenmiş. Okulu bitirdiğinde Amerika’da eğitim bursunu almaya hak kazanmış ve bunu da İngilizce bilmesine bağlıyor. Çünkü o zaman bu bursun teklif edilebileceği insanlar arasında bu dili iyi konuşabilen sadece kendisi varmış.

“İnsana her zaman şans gülmez ama şans güldüğü zaman da, onu değerlendirebilmek için hazır olmak gerekiyor” diyor kendisi.

Bu bursla Amerika’ya gidiyor, doktorasını tamamlıyor ve takip eden 25 yılda orada bilimsel çalışmalarına devam ediyor. Bu süreçte ilk evliliğini yapıyor ve 3 çocuk sahibi oluyor. Ne kendisini, ne de evliliğin ne demek olduğunu o zamanlar tanımadığını ve kendi hataları yüzünden eşini de çocuklarını da çok kırdığını cesur bir şekilde itiraf ediyor. Sonrasında ülkemize geri dönüyor. Kitap yazmaya ve “insan insana” isimli televizyon programa başlıyor.

Değerli hocamız hakkında söylenecek çok şey var tabii, ama lafı çok uzatıp, dikkatinizi dağıtmak da istemem. Hocamızın inanılmaz hayat hikayesini merak edenler, kişisel web sitesine (http://www.dogancuceloglu.net), veya biyografisini yazdığı “İnsanı ararken damdan düşen psikolog” kitabına başvurabilirler.  

Toplantımız sırasında, hocamız yaklaşık 2 saatlik, büyük-küçük herkesin yararlandığı, ders çıkardığı, etkileyici bir seminer verdi. Anadolu şivesiyle samimi konuşma tarzından mıdır, anlattıklarının çok ilgi çekici olmasından mıdır bilinmez, semineri herkes pür dikkat dinledi. Tabii ki hocamız birçok yararlı şey söyledi ama benim kulağıma küpe edeceğim en önemli çıkarım  
“Elinden gelenin en iyisini yap ve bunu şevkle yap. Sonuca çok takılma. Her zaman olumlu sonuçlanmayabilir herşey. Ama en azından senin için rahat olur, vicdan azabı çekmezsin. Keşkelerle dolu bir yaşamın olmaz” oldu.

Bu özel günümüzde bizleri yalnız bırakmayan değerli büyükleri mize, saygıdeğer Doğan hocamıza ve en önemlisi başarılarıyla bizlerin göğsünü kabartan gençlerimize teşekkür eder, daha nice verimli hasat mevsimleri dilerim.

Emine Güven-Maiorov

 


  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]