KENDİMİZİ SEVMEYİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ ?

KENDİMİZİ SEVMEYİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ ?
icon yazarSevgi KARACA     05/06/2015     413    Facebook da paylaş

Sevgili İKEV POSTASI Okurları;
Yaşadığımız sürece, incinmemek için duvarlar öreriz kalbimizin etrafına kale duvarları gibi sağlam. Kendimize kurduğumuz tuzaktır aslında ördüğümüz bu duvarlar. Hapsederiz duygularımızı, dışarı çıkmasına izin vermeyiz, katı kurallar koyarız kendimize. İfade etmekten kaçındığımız duygular, tutkular bizi çevremizden ve kendimizden uzaklaştırırken yaşamın tadına varamayan ve kendi kalbinin sesini duyamayan insanlar haline geliriz.

Bir makine değiliz biz, zihnimiz ve bedenimiz arasında enerjinin belirli kanallar boyunca aktığı, duyguları olan, öfkelenen, acı ve sevinç duyan, üzüldükçe ağlayan, suçluluk ve utanç duygularının altında ezilen, intikam duygusuyla kavrulan, güven duygumuzun eksikliğinden dolayı çoğu zaman kendimizi değersiz hisseden canlı varlıklarız.

Bir önceki yazımda söz etmiştim: iyimser doğan çocuklarımız ergenlikten sonra birer kötümser olarak hayatlarına devam ediyorlar. Çünkü, kötümserlik öğreniliyor, çünkü aşılanan değersizlik duygularıyla, öğrenilmiş çaresizlikleriyle beraber başarısızlığı ve mutsuzluğu öğreniyor çocuklarımız; bizler öğretiyoruz bütün bu negatif duyguları çocuklarımıza. Bu kadar negatiflik yüklediğimiz çocuklarımızdan kendilerini sevmelerini beklemek ne kadar doğru olur?

“Niye kendimizi sevmeliyiz? Kendimizi sevmenin bize ne yararı olacak?“ diyenler çok olabilir. Gerçek potansiyelimizin ortaya çıkmasını istiyorsak ve istediğimiz hayatı mutlu bir şekilde yaşamak istiyorsak; kendimizi sevmekle başlamalıyız yolculuğumuza. Kendimizi sevmenin bencillik olduğunu, yeterince akıllı, yeterince terbiyeli ve uslu, yeterince güzel ve zeki olmadığımızı defalarca duyarak büyüdük bir çoğumuz. Fiziksel olarak mükemmel olmadığımızı kabulün yanısıra ruhsal ve psikolojik olarakta kabulümüz zordur kendimizi. Şimdi size soruyorum sevgili dostlar:
nereye kadar kendimizi tüm varlığımızla kabul etmeden, inkarcılığı seçerek kaçabiliriz kendimizden? Vakit geçirmeden kalbimizi kendimize açarak işe başlamalıyız.

Tabi ki kendimizi kabul ederek, kendimizi sevmek ve kendimizle dost olmanın kolay olduğunu söylemiyorum. Ben size kendinizi sevmeyi öğrenebileceğinizi inançla söylüyorum. Bu süreci yaşayarak kendini sevmeyi öğrenebilen biri olarak diyorum ki; Bu zor bir süreç olabilir sizin için: tüm kalbinizi bütünüyle açmak, içinden çıkacak olan suçluluk, şüphe, utanç ve kendinden nefret duygularınızı kabul etmek size zor gelebilir. Kendimizi kötü ya da yanlış olarak değerlendirmemize neden olan modası geçmiş çekirdek inançlarımız bilinçaltımızın eseridir, başka bir şey değildir.

Çocukluktan itibaren toplumda yüzyıllardır sürüp giden onay alma ve kontrol etmeye dayalı karşılıklı bağımlı ilişkilerin girdabının içinde buluruz kendimizi. Başkalarını kontrol etmeye ve kendimizi başkalarına sevdirmeye çalıştığımız sürece onay- kontrol kalıbının esareti altında yaşamaya mahkum  ederiz kendimizi tıpkı bir zamanlar benim de  yaptığım gibi. Ben de çok debelendim durdum bu girdabın içinde. Ne çok karmaşa yaşadım iç dünyamda. Bağımlılığımı farkedip, zincirlerimi kırmaya karar verdiğim an içimde ruhani bir ışığın, bir bilincin belirdiğini hissetmiştim. Onay-kontrol sistemi çalıştığı sürece hepimizde var olan bu ruhani bilinç içimizde hep gizli kalacaktır. Bu bilincin ortaya çıkmasına izin verdiğinizde üzerinizden büyük bir yük kalktığını ve hafiflediğinizi hissedeceksiniz.

Ben sizi başka insanların onayını alma ve onları kontrol etme girdabından çıkmaya davet ediyorum. Hayatınızı onay bekleyerek ya da itirazdan kaçınarak geçirmekten vazgeçmek istiyorsanız nasıl kontrol ettiğinizi ve onay beklediğinizi fark edin. Onay-kontrol zırhınızı üzerinizden çıkarın ve yüreğinizdeki gerçek sevgiyi serbest bırakın. Kendimizi sevmenin gerçek sırrı budur sevgili dostlar.

Kendimizi kabul ederek sevmek sürecinde atlamamız gereken önemli bir nokta da kendimize saygı duymamızdır ve sadece sevdiğimiz yönlerimizle değil varlığımızın her parçasını kabul etmemiz ile sağlanır.
Kendini sevmenin ne demek olduğunu bilmeyen biri başkalarını nasıl sevebilir?

Kendine saygı duymayan biri çevresindekilere nasıl saygı duyabilir?
Kendinizi kabullenmek güveninizi de artıracaktır. Bu duygularla tanışıp onları hayatımıza yerleştirmenin birkaç pratik yolundan söz etmek istiyorum sizlere:

•Kendini kabullenmenin zor olduğunu söylemiştim. Bunun gerçekleşmesi için kesin kararlı bir tutum gerektiğini unutmayın.
•İlk adım olarak kendi yeteneklerinizi keşfe çıkın ve yetenek listenizi yapın. Fark edemediğiniz ne kadar çok yeteneğinizin olduğunu görecek ve şaşıracaksınız.
•Neler için onay aldığınızı ve nasıl kontrol ettiğinizi fark ederek liste yapın. Bunları hayatınızdan çıkarın.
•Hata yapmanız sizi değersizleştirmez. Bunu bütün hayatınıza taşımak yerine hatalarınızdan ders alarak bir daha aynı hatayı yapmamanız size bilgelik yolunda artı değerler katacaktır. Bir kez hata yapmak sizi kötü biri yapmaz.
•Hiç kimse hep iyi ya da kötü olmamıştır. İyi insanlar bazen kötü şeyler, kötü insanlar da iyi şeyler yapabilirler.
•Siz de herkes kadar değerlisiniz. Kendinize acıyarak kurban rolü oyna yarak başkalarını suçlamaktansa, sorumluluğu üzerinize almayı bir davranış alışkanlığına dönüştürün.
•3D Kuralını hayatınızın felsefesi haline getirin.

OLUMLU DÜŞÜNÜN, OLUMLU DUYGU ÜRETSİN, OLUMLU DUYGULAR OLUMLU DAVRANIŞ ALIŞKANLIĞINA DÖNÜŞECEKTİR.

•Hiç kimse mükemmel değildir buna kendiniz de dahilsiniz.
•İyi yanlarınızı takdir edin.
•İşler yolunda gitmediği zaman, ne hissettiğinizin farkına vararak duygularınızı normal yollarla ifade ederek, gerekirse başkalarından yardım istemeniz yararlı olabilir.
•Kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçmenizde yarar var. Kıyasla mak yerine hayranlık duyduğunuz birinin başarılı olduğu yöntemleri örnek alıp kullanabilirsiniz.
•“meli” ve “malı” kalıpları gibi sizi sınırlayan cümle kalıplarından uzak durun. Örneğin:”Herkesi sevmeliyim.”,”Hep başarılı olmalıyım.” gibi.
•Başkalarını şımarttığınız kadar kendinizi şımartmayı da öğrenin.

Sırasıyla sizinle paylaştıklarım, benim kendimi kabul ve sevme sürecimdeki adımlarım: bıkmadan usanmadan hayatıma kattığım değişim ve dönüşüm sürecimde hücrelerime kadar kodladığım ve asla vazgeçmeyeceğim olmazsa olmazlarım.

Eminim ki sizin de, kendinizi kabul ve sevme sürecinizde size has geliştireceğiniz adımlarınız olacaktır. Sizden benimle ve ilgilenen herkesle bu adımlarınızı paylaşacağınızın sözünü almak istiyorum.”Evet, memnuniyetle”  dediğinizi duyar gibiyim. Yazımı benim de ilk başlarda bilinçaltımın sesini kısmakta kullandığım ve 21 gün yaptığım “kendimi kabul ve sevme” üzerine olumlama örneklerimle bitiriyorum. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle...

Ben değerliyim;
Kendimi seviyorum ve olduğu gibi kabul ediyorum;
Sonsuz bir enerji kaynağına sahibim;
Her geçen gün artan bir potansiyele sahibim;

Not: Olumlamaları 21 süresince akşam uykuya dalarken,sabah uykudan uyanırken içten bir duyguyla sesli ya da içinizden tekrarlayabilirsiniz

Sevgi KARACA
Yaşam Tasarım Uzmanı
Çin Yüz Okuma Sanatı Uzmanı
Karakter Analisti
 
"DÜZELTEBİLECEĞİN TEK ŞEY KENDİNSİN"

http://sevgikaraca.org/
http://mutlulukdiyeti.net/
https://twitter.com/SevgiKaraca

 

  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]