KARAMAN’A HASRETLİĞİN BİTTİ ULU ÇINAR !

 KARAMAN’A HASRETLİĞİN BİTTİ ULU ÇINAR !
icon yazarNuran UYAR     08/10/2014     249    Facebook da paylaş

Sabah erken veya gece geç saatlerde çalan telefonlar, kapı çalmaları hep korkutur beni.. çünkü kimse o saatte güzel bir şey için aramaz . İşte o sabah aynen öyle oldu. Bir gece önce hocamızın yoğun bakımda olduğunu duymuştum, işte o yüzden sabah  telefonum çalınca içimde bir sızı oluştu. Zaten o gün çok sevgili ağabeyim Mustafa Özerler’in de altıncı ölüm yıldönümüydü. Acısı hiç dinmemişti. O acılı günde  aile içinde benim her konuda dokunulmazlığım vardır.  İşte o duygular içinde hocamızın acı haberini aldım. 

İstanbul dışındayım. Yola çıktım , önce anneme gittim . Evlat acısı hiç kolay değil. Onun yanında olayım istedim. Beraber öğle yemeğimizi yedik, kahvemizi içtik… sonra kardeşimle birlikte Selimiye Camisi’ne doğru yola çıktık. Oldukça kalabalıktı. Karamanlılar, askerler, Alman Liseliler, edebiyat dostları, bestekarlar, ses sanatçıları kimler yoktu ki orada… Size töreni anlatmayacağım. Askeri Törenler zaten duygu doludur.  Size değerli büyüğüm Bekir Sıtkı Erdoğan ile kendimden bir şeyler yazacağım. 

Evim Bekir Hocaların evine oldukça yakın..hele İstanbul şartları içinde komşu sayılırız. O yüzden özellikle Zeliha Abla hayattayken bayağı sık uğrardım kendilerine. Bu konuda gerçekten şanslıyım, anılarım var anlatabilecek. Ne zaman gitsem masada çay hazır, yanında mutlaka 1-2 çeşit kurabiye.. Demlik bitene dek oradaydım. Şiir dinlemeyi çok severim, hele güzel okuyan olursa. Okurdu, okurdum. Özellikle Alman Liselilerin çeviri yaptığı şiirleri konuşurduk. Onları okurdum, tercümeden dolayı şiirler anlam kaybetmiş mi diye konuşurduk. Doğal olarak şiir kendi dilinde anlamlı. 

FAL..
Sen karşıma, her özlediğim anda çıkarsın! 
İzmir'de çıkar; Kars'da çıkar, Van'da çıkarsın... 
Hiç böyle vefa görmedi alemde hakikat; 
Yollar kapanır, sen yine fincanda çıkarsın!

Buyrun!bunuAlmanca’ya çevirin. Tercüme edebilirsiniz ama duyguyu asla veremezsiniz. Hatta bazı yerlerindeki anlam-
sızlıklara çok gülerdik.

Ben hep kendisinden  “ Maria “ şiirini okumasını rica ederdim. Beni hiç kırmazdı, okurdu ama  arkasından ne geleceğini de çok iyi bilirdi. “ Hocammm Maria kim ? “ derdim.  “ Nurannn yine başlama, ya kulağını çekeceğim, ya tek ayak üstünde tutacağım seni “ derdi. Rahmetli Zeliha Ablam  ile çok gülerdik her defasında. Çok güzel bir şiirdir, bilmeyenler okusun lütfen. Savaş ortamında aşkı anlatır. 

İki ay kadar önce yine değerli büyüğüm kurucu üyemiz Sadi Göncü’nün eşi Altan Ablam ile beraber gittik ziyarete. “ erken gelin çok yoruluyorum artık, yarım saat bile oturmaya gelemiyorum hemen yatıyorum  “ dedi. Öğle yemeğinden sonra gittik. Giderken ne götürelim diye düşündük ve etli ekmek götürmeye karar verdik. 

Çok sevindi ama  yorgundu, bitkindi gittiğimizde. Bir parça zor yedi etli ekmekten. Sonra muhabbete başladık. Sadi Abi ile olan anılarından, Zeliha Abladan, Maria’dan vakıftan, şiirlerdenvs … biz “ hadi kalkalım “ dedikçe o oturttu bizi canlandı. Bazen ağladık, bazen karnımız ağrıdı gülmekten. Renklendi yüzü. Şiirler okudu bize. 50.Yıl Marşının hikayesini anlattı. Çayımızı içtik yine uzun uzun. Baktık ki bizim yarım saatlik izin olmuş iki buçuk saat. Giderken  “ en kısa zamanda yine gelin “ dedi. Söz verdik geleceğimize. 

Sözümü tuttum . Bu defa vakıf yönetim kurulu ile bir organizasyon yaptık. Mesai çıkışını biraz öne alıp akşam üzeri gittik. Bir önceki kadar keyifli değildi ama dolu dulu bir iki saat yaşattı bizlere. Yine çok duygulandığımız anlar yaşadık. Son kitabını tamamlayamadığına çok üzülüyordu. Keşke Karaman Valiliğimiz, Belediye Başkanlığımız veya bir sanayicimiz sponsor olsa da o kitap basılsa..

İftar yemeği için aradım,” gelip alayım mı “ dedim. Gelemedi tabii iyi değildi. Sadece “bağış yapacağım Yunus Bey gelsin eve lütfen “dedi. Allah kabul etsin bir ay önce her Ramazan olduğu gibi bağışını ve burs ödemesini yaptı. Sonra bana telefon etti. “ Ödemeyi yaptım “  diye haber verdi. 
En son bayramda aradım kendisini. Hemen tanımadı bu kez .. önce kendimi anlattım .işte o son görüşmemiz oldu.
Ben bir kez daha babamı kaybettim. Biliyorum Sevgili Sahil sizler hocamızı paylaşmaya alışkınsınız. O yalnız sizlerin değil, onlarca insanın babası idi. 

Ama özel teşekkür etmek istediğim bir insan var. O da Suat Sözer’dir. Suat Başkan yoğun bakım aşamasından toprağa verilişe dek an be an hocamızın vasiyetinin yerine getirilme sine destek verdi.  Sağ olasın Suat başkan.

Bazılarınız biliyordur, bundan birkaç yıl önce vakıf yönetimi mizin girişimleri sonucu, o dönemin Karaman Belediye Başkanı Sayın Ali Kantürk’ün de desteği ile tüm masrafları vakfımız tarafından karşılanan mezar yeri hazırlatılmıştı.

Ben şahsen sağlık nedenlerimden dolayı Karaman’a gidemedim ama tüm yönetim kurulumuzda  ilk andan itibaren Sahil Hanım’ın yanındaydı. Programlarını ayarlayabilen Togay Başkan, Başkan Yard. Suat Yıldırım ve Vakıf Müdürümüz Mehmet Aydemir’de sağ olsunlar cenazeye Karaman’a dek eşlik ettiler. Defin işlemlerinin sonuna dek oradaydılar.

Ben buradan vakıf yönetim kurulu adına ; hocamızın yoğun bakımda olduğunu duyurduğumuz andan itibaren  hasta neye giden, cenazeye gelen, vakfa hocamıza çiçek yollama adına bağış yapan ve acılarımızı paylaşan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Bir yol bilirim; Adem'e Havva'ya gider
Bir yol bilirim; aşka ve sevdaya gider
Bir yol ki, ömür bahçelerinden geçerek
Yaşlarla , figanlarla musallaya gider….

Yalnız Karaman değil, Türkiye bir değerini kaybetti. Asker, eğitimci, şair, yazar, hat sanatçısı,  belki bilmediğimiz daha neler neler…ama ÖNCE İNSANDI.

Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. 
Tüm sevenlerinin başı sağ olsun.


Nuran UYAR
0542.422 02 42

  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]