İNSAN İLİŞKİLERİ ÜZERİNE 10 EMİR !

İNSAN İLİŞKİLERİ ÜZERİNE 10 EMİR !
icon yazarNuran UYAR     24/07/2014     208    Facebook da paylaş

Bu yazıyı bana çok sevdiğim biri yolladı. 
Kim yazmış bilmiyorum. Anonim ! Ama ben çok sevdim o yüzden sizler ile paylaşmak istedim. Umarım sizler de keyifle okur ve seversiniz. 

1) KABULLENECEKSİN !

İki şeyi kabulleneceksin. 
Birincisi  "Aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İktidar ilişkileriyle sarmalanmış bir dünyada iktidardan, güçten büsbütün arınmış bir ilişki mümkün değildir. Kendi gücünü karşındakinin burnuna sokmayacaksın. 

İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin. Sevginin azalmasını da çoğalmasını da kalıcı olarak düşünmeyip soğukkanlı olacaksın. Az sevdiğini hissettiğinde daha çok sevmeye, çok sevdiğini hissettiğinde korkup az sevmeye çabalamayacaksın. Her ikisi de seni lüzumsuz yere yorar.

2) İZİN VERECEKSİN !

Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. 
Bu çabanın sonucu başarılı olsa da onu daha az seveceksin, olmasa da, unutma. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. 
Bu hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; 
HER ZAMAN SANDIĞINDAN KÖTÜ OLUR !

3) BELDEN AŞAĞI VURMAYACAKSIN !

Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın.

Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin. Bir insan kendisini aşağılayan bir ilişkiye uzun süre katlanmaz; katlansa bile sen böyle bir şeye katlanan birine katlanamazsın. 
O yüzden "yenmeye/yenilmeye“ hiç başlama!

4) İKİ KİŞİLİK EVREN KURACAKSIN !

Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle, sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. 
Orası ilişkinin ilik kucağıdır, zedeleme. Oraya ihtimamla tatlı dedikodular ve pamuk şekeri gibi hallerini taşıyacaksın.  Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin! 
Sakın yanılıp da üçüncü kişilerden müteşekkil bir mahkemede ilişkinizi analiz etmeye kalkma. Bu, o iki kişilik evreni tuz buz eder. Yeniden inşa etmek imkansıza yakındır.

5) YIKILMAYACAKSIN !

En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin. Onu asla "Bana ne kadar katlanabiliyor" ile test etmeyeceksin. 
Çünkü sen de bu testten geçemeyebilirsin.

6) ONUN TARAFINI TUTACAKSIN !

Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir, unutma!

7) NİTELİKLİ EMEK HARCAYACAKSIN !

"Sevgi emektir" cümlesi eksiktir. "Beni sev, birbirimizi çok sevelim" cinsinden niteliksiz bir emek sadece yapış yapış bir debelenmedir. O emeğin içine zeka katacaksın. İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.

8) ÖĞRENECEKSİN !

"Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur" cinsi bir ilişki tıkanmaya mahkumdur; birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yasamaya bakacaksın. Gebeşlik etmeyeceksin, ilişkinin enerjiye ihtiyacı varsa,kendini akışa bırakmayacaksın.

9) ANTREMAN YAPACAKSIN !

Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacağı gibi seni kaybetme korkusundan uzak tutar. Sen kim olduğunu unutmamak zorundasın.

10.) DİKKAT EDECEKSİN !

En önemli emir: En önemli şey ilişkiniz değil, sakın öyle zannetme. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı. İkiniz de birer insansınız; bu sınırsız olanak ve ihtimal demek. Yani esasında gerekiyorsa, sizi tüketiyorsa ilişkiyi de boş vereceksin! 
Onu işte bu kadar seveceksin.

Sevdiniz mi ?
Günümüzde en çok tüketilen duygulardan birisi de sevgidir. Sevginiz hiç bitmeyecek sanırsınız, öylesine hora kullanırsınız ki. Sevgimizin yara aldığını, bitmeye yüz tuttuğunu fark ettiğinizde de artık çok geçtir. Öylesine yorar ki insanı son çırpınışlar. Bazen insanlıktan çıkarsınız.

Bugünün yaşam koşullarında zaten sevgilere karşı gizli bir savaş vardır. Sevginin yerini genelde çıkarlar ve yalanlar almıştır. Ama biz bunun çevresel etkenler olduğunu savunarak kendimizi avuturuz. Öyle ya trafik çok yoğundu, ya yorgundunuz ya da sinirli, üstüne üstlük internet bağlantısı da çok yavaştı vs. gibi bir sürü ipe sapa sığmaz nedenimiz var sevgisizliğe.  Zamanımız yok sevgileri yaşamak için… yaşatmak için. 

Kimse artık sevgisi için savaş vermiyor. Kimse artık Ferhat gibi dağların ardından su getirmiyor, getirmesine de gerek yok… kimse artık Kerem gibi çöllerde de sürünmüyor, sürünmesin de… ama sadece ve sadece sevgisine sahip çıksın. Özellikle evliliklerdeki arkadaşlıklar, dayanışmalar ve sevgiler gerçekten tükendi, bitti. Evlenmek yap-boz oyunu gibi. Biraz sıkılınca tek elle itiver gitsin. Biz tükettik onu.  Her şeyden önce BİZ vardı. Şimdilerde bu SEN oldu !

ACABA ; 

Ne kadar süre kalmıştır acaba beraber geçireceğiniz ? 
Bilseniz ne yapardınız, ne yapmazdınız ?
Filmi geriye sarabilsen, nerelerini seyretmezdin ?
Nereleri görmeye giderdin ?
Ne kadar daha sık “onu çok sevdiğini “ söylerdin ?
Ne kadar daha sık saçlarını okşardın, göğsünde yatardın? Sarılırdın sımsıkı. Saatlerce konuşmak isterdin. Sesini hiç yükseltmez, sinirlenince ortalığa bir şeyler fırlatmazdın.

Halbuki sadece SEVGİ;  beklenen artık bu saatten sonra, sadece SEVGİ. Onu da gösteremediniz  birbirinize galiba ..Halbuki hayalleriniz var daha gerçekleşmesini istediğiniz… 

Hani torunlarınızla parka gidecektiniz ?
Neden eskisi gibi sıkı sıkı sarılamıyorsunuz birbirinize ? 
Neden birbirinize değer verdiğinizi  gösteremiyorsunuz   karşılıklı ? Yapamadıklarınız konusunda çok şey yazılabilir aslında.  Sayfalara sığmaz. Ama ben burada bitiriyorum.
Sevgi her şeyin başıdır ve seven asla üzmez. 
Sahip çıkalım  sevgimize, savaşalım. Kaybettikten sonra sevmek neye yarar ? Kaybetmeden sevmeli.  

SEVGİSİZ kalmamak için lütfen gayret gösterelim.

Yaşam sandığımızdan da kısa. Hem de çok , çok kısa……

SEVGİYLE KALIN, YÜREĞİNİZDEN SEVGİ HİÇ EKSİLMESİN.

Nuran UYAR
0542 422 02 42

  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]