H.z. Mevlana Celalettin Rumi

H.z. Mevlana Celalettin Rumi
icon yazarMustafa Ahmet ÇELEBİ     17/04/2015     194    Facebook da paylaş

Tekrar merhaba sevgili Karamanlı hemşerilerim. Bu makaleyi okuyan tüm CANLAR’a selamlar olsun, sevgi ile aşk ile kalasınız son nefese kadar. Önceki sayıda bir vesile yazımız yayınlandı tabiki;
İKEV  YÖNETİM KURULUNA VE TÜM ÜYELERE YÜREĞİMİN DERİNLİKLERİNDEN  SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ BU VESİLE BİLDİRMEKTEN KIVANÇ DUYARIM. 

Evet sevgili Karamanlı hemşerilerim; Mevlana Hazretlerinin Konya’dan önce Karamanımıza yerleştik lerini ve ilk evliliğinin Karaman’da olması, aile ferdlerinin önde gelenlerinin Karaman’da yatması biz Karamanlıların Mevlana Hazretlerine, Yunus Emre Hazretlerilerine, Tanrı’nın sevgili kullarının önde gelenlerine sahip çıkmamız ve bu Evliyalar, Embiyalar hakkında bilgi sahibi olmamız, bilgileri gelecek nesillere mümkün olduğu kadar doğru aktarmamız onların da gelecek nesillere aktarması yüzyıllardır süre gelmiş. Neden bizler devam ettirmeyelim bu değerleri? Kainatın bitmez tükenmez sonsuzluğa kadar var olacak olan serveti yüce yaratıcımız ve her nefesin yegane sahibi Tanrı’nın inancı, imanı, sevgisi,  bilgi alış-verişidir, bundan büyük servet yoktur bence.
                             
“NAZLANIRSAN HAMSIN, NAZ ÇEKERSEN O’NA TESLİM OLDUN DEMEKTİR.”
            
“AMA YÜK ALTINA GİRERSEN, HER GÜZELLİĞİ O ZAMAN ELDE EDERSİN. ”der H.z. Pir.

Sen, ne anlaşılmaz bir kulsun, hem yüzünü benden esirger, hem yemeden içmeden edersin, hemde yönümü mihraba çevirirsin.                                                                  
                                                                                   H.z MEVLANA.

H.z. MEVLANA 30 EYLÜL 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan (HORASAN) yöresinde, BELH şehrinde dünya’ya gelmiştir. Mevlana’nın babası ülamalar ülaması bilginle rin sultanı Hüseyin hatibi oğlu Bahaeddin Veled'dir.  Annesi Karaman şehrimizde son nefesini vermiş olup kabri Karaman’ dadır. Belh emiri Rükneddin'nin kızı Mümine Hatundur.
Sultanü'l Ülema Bahaeddin Veled yaklaşmakta olan Moğol savaşı ve bazı siyasi olaylar nedeni ile Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. 1212 veya 1213’te aile ve yakın dostları ile birlikte yola çıkmıştır.

Nişabur, Bağdat, Kutsal olan Kabe’ye, HAC  farizasını yerine getirdikten sonra Şam, Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde ve o dönemlerde Larende olan şimdiki ismi ile KARAMAN'da Emir Musa'nın yaptırmış olduğu medreseye yerleşmişlerdir. 1222 yılında Karaman’a gelen Sultanü'l Ülema burada 7 yıl kaldı. Mevlana 1225 yılında Gevher Hatun ile evlendi , bu evlilikten Sultan Veled ve Alaeddin Çelebi isminde iki oğlu oldu. Gevher Hatun Hakk’ın Rahmetine kavuştuktan sonra bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikici evliliğini yaptı. Bu evlilikten Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu, Melike Hatun adlı bir kızı dünya’ya gelmiştir. O yıllarda Selçuklu Devletinin baş  şehri Konya idi. Bu nedenle Hükümdar Alaeddin Keykubat Sultanü’l Ülema, Bahaeddin Veledd'i Konya’ya davet edip Konya’ya yerleşmesini istedi. 3 Mayıs 1228 yılında Konya’ya geldi. Sultan Alaeddin onu muhteşem bir karşılama ile karşıladı ve (iplikçi )Medresesini tahsis etti. Sultanü'l Ülema 12 Ocak 1231 yılında Konya’da sevgiliye kavuştu. Hakk’ın Rahmeti üzerlerine olsun. Hazreti Mevlana  15 Kasım 1244 yılında ŞEMS'i Tebrizi ile karşılaştı, o andan sonraki yaşamında muazzam değişiklikler oldu. H.z. Mevlana'nın tanıştığı andan itibaren Mevlana, H.z. MEVLANA olma yoluna yüz tutmuştur. 

ŞEMS'TE MUTLAK KEMALİN VARLIĞINI CEMALİNDE DE YÜCE YARATICIMIZ  KAİNATIN YEGANE VE SONSUZ SAHİBİ TANRI NURLARINI görmüştü ancak bir arada olmaları uzun sürmedi. H.z. ŞEMS 'in ani ölümü H.z. Mevlana’yı sınırsız üzdü. 

17 Aralık 1273’te yegane , emsalsiz ve sınırsız sevgi, iman, aşk ile bağlandığı sevgilisine, HAKK’ın rahmetine kavuşmuştur, işte o sevgiliye kavuştuğu an H.z. MEVLANA’nın düğün günü, doğum günü bayramıdır . O andan bu yıllara ve dünya var oldukça gelecek yıllarda da takribi tarihte ŞEBİ ARUZ  yani düğün günü, doğum günü tüm dünyada H.Z. MEVLANA’ ya aşıklar gönül vermişler onun bayramına katılırlar. H.Z MEVLANA'nın birde vasiyeti vardır tüm dostlarına, Sevgiliye kavuştuğu gün yani gelin günü, düğün günü arkasından ah vahlar, ağıtlar yakmayın ağlamayın. Aslında bayram günü ağlanmaması gerek  adı üzerinde bayram!  Sevinç günü , kaynaşma günü, güzel sözler, sonsuz sevgililer günüdür, ağıt anı, ağıt günü değildir öyle ya.

ÖLÜMÜMÜZDEN SONRA MEZARIMIZI YERDE ARAMAYINIZ! BİZİM MEZARIMIZ ARİFLERİN GÖNLÜNDEDİR" ne kadar güzel demiş. Arif olan anlasın.

Sen evet, evet sen  
Hiç deniz kenarında gün batımını seyrettin mi?
Renkleri, güneş ile deniz’in bütünleşmesini
Dalgaların kumlar ile oynaşmasını
Söyledikleri şarkıyı dinledin mi?
            
             Balıkçı teknesinin gecenin sessizliğindeki şarkısını,
             Kürekle suyun buluştuğu an çıkan sesi,
             Dalgaların kayalar ile sevişirken, onları okşarken
             Coşkudan çıkardığı sesi dinle ve seyret!

Sonra, sonra kendine bir bak,
Gönlünde’ki coşkunun sonsuzluğunu dinle                                                        
Bak, bak sana neler anlatıyor.
Bırak, bırak özgür olsun, zincirlere pırangalara vurma onu,
O gelirken özgürdü, giderkende özgür olsun.
     
             Sen, bir kenarda dur, dur ve seyret
             Seyreyle  Nefsin ile Aklının kavgasını
             Sendeki seni, aynadaki aksini, Gülersin!

            ÖZGÜRLÜK SONSUZLUKTUR DERİM

Mustafa Ahmet ÇELEBİ

 

  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]