“HERŞEY KARAMAN İÇİN”

“HERŞEY KARAMAN İÇİN”
icon yazarNuran UYAR     21/07/2014     193    Facebook da paylaş

Karaman'ın geçmişi ne kadar kültür dolu olursa olsun, Bizans, Selçuklu, Karamanoğulları'na dayanan bir geçmişi olursa olsun Karaman'ın şu andaki durumu bir "il" olarak olması gereken yerin alt seviyelerinde sayılır.

Ne acıdır ki Karaman il olalı 25 yıl olmuştur ama, hala Konya-Karaman olarak hatırlanmaktadır. Hadi halk arasında buna cahillik diyelim, tanıtım eksikliği diyelim... ya Karaman'ı kendileri il yapan devlet kurumlarındaki yanılgılara ne demeli?

"Özlediğim Kent Karaman" dendiğinde nedense hep içim acır. Çocukluğumun Karaman'ını özlerim. Yeşilliklerini, sinema salonlarını, beyaz şort- atletli 19 Mayıs Bayramını, İstasyon Parkı sohbetlerini özlerim. Daha 10 yaşındayken Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı dinlemiş olmanın şansını özlerim.


Kültüre Sahip Çıkmak:

Yunus Emre'nin nerede doğduğu, öldüğü aslında o kadar da önemli değildir. Önemli olan öyle bir değere gerçek anlamda sahip çıkılmasıdır. Aynı şekilde bugün milyonların konuştuğu Türkçenin anavatanının Karaman olması parayla pulla satın alınabilecek bir değer değildir. 

Bu nedenle; ne pahasına olursa olsun eskiden olduğu gibi; Yunus Emre'yi Anma Törenleri ve Türk Dil Bayramı mutlaka aksatmadan, partiler üstü bir çalışma olarak kutlanmaya devam edilmelidir. Her yönetim geçmişi eleştirmeden, ama geçmişte yapılan hatalardan, eksikliklerden ders alarak daha iyisini yapmaya çalışmalıdır. 
Şuna da emin olunmalıdır ki tüm Karaman dışındaki 
“Karaman Sevdalıları“ bu projelere destek vereceklerdir.

Şehircilik:

Şehircilik uzmanı değilim ama, tanırım, gezerim, incelerim, okurum ve düşünürüm. Yani şehir deyince ne bekleyeceğimi bilirim. Karaman'ın şu andaki görünümü bir ilden çok, gelişmiş bir Anadolu kasabası gibidir.

Yıllarca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmışız yapmasına da, kısa zaman öncesine kadar Karaman'a 1 otobüs misafir veya turist gelse onlara ev sahipliği yapacak doğru dürüst konaklama tesislerimiz, lokantalarımız yoktu. Allah’a şükürler olsun ki bunu aştık. Çünkü işte o zaman ne gelen misafir/turist, ne de kente gelen görevliler vs. işleri bitince kaçar gibi gitmez bu şehirden konaklamada rahat eder lerse akşamları kendilerini bu şehirde birazcık olsun evlerinde gibi hissederler.  İlerleyen zamanlarda eminiz ki KMÜ bünye sinde Turizm Meslek Yüksek Okulu açılırsa personel sorunu da olmaz. Hatta üniversiteye bağlı Uygulama Oteli bile açılabilir. 

Ulaşım:

Şehirlerarası ulaşım şu anda pek sorunlu gibi görünmemektedir. Konya Havaalanı ve kara yollarının düzgünlüğü, hızlı tren bu sorunu genel anlamda çözmüştür. 1-1,5 saat gibi bir sürede havaalanına veya bir sonraki kent Konya'ya ulaşmak zaten her büyük şehir için olağan bir zamanlamadır. Ama şehir içi ulaşıma biraz daha özen gösterilmeli ve bazı yatırımlar yapılmalıdır. Dolmuşlar, otobüsler ve bu araçların durakları daha sistemli bir hale getirilmelidir. 

Dolmuş durakları haricinde kesinlikle in-bin yapılmamalıdır. Bu konuda İzmir örnek alınacak bir şehirdir. 

Motosiklet denetimleri çok sık yapılmalıdır. Her köşeden fırlayan motosikletler artık tüm ülkede bir kabus haline gelmiştir. Trafikte denetimsizlik şehirleri güvenli yaşamdan uzaklaştırır. Kask, ehliyet, kemer, teknik araç denetimleri Avrupa standartlarında yapılmalıdır. Başından itibaren bu denetimler öylesine iyi ve doğru yapılmalıdır ki Karaman kaza oranı düşük iller arasında yerini alabilsin.

Park sorunu Karaman'da ciddi bir sorun gibi görünmektedir.  Görüntü şehircilikten uzak- ortalık köy meydanı havasındadır. Gelişigüzel enine-boyuna park etmiş araçlar, hatta gölgesine atılmış taburelerde araç aralarında tavla oynayan insanlar Karaman'ı kent havasından uzaklaştırmaktadır. Bu nedenledir ki en kısa zamanda park alanları yapılmalıdır. Abartısız ücretli park yerleri bu sorunu çözecektir, hemde belediyelere maddi yük olmadan.

Sosyal Yaşam:

Karaman'da artık bir üniversitemizde olmasına karşın hala keyifle oturabileceğimiz ve beslenme, eğlenme ihtiyaçlarını giderebileceğimiz yerler çok kısıtlıdır. Yine kısa zaman öncesine dek , özel günlerinizde eşinizi, dostunuzu alıp güzel bir akşam yemeği yiyeceğiniz yer yoktu. Halbuki kalenin eteğinde güzel bir yemek eşliğinde gün batımını seyretmek eminim ki çok güzel olurdu. Alkollü lokantaları denetlemek çok mu zordur bilemem ama Sertavul yollarında alkollü araç kullanarak ölenlerin sayılarını az çok bilirim.

Tiyatro şimdilik hayal gibi görünse de umarız bir gün Karaman'da Şehir Tiyatrolarında oyunlar izleriz.

Spor kentlerin tanıtımında çok önemlidir.  Bu yüzden özellikle gençlere yönelik spor çalışmalarına önem verilmelidir. Futbolda Karamanspor'u günün birinde liglerde görmek hayal olmamalıdır. Örneğin voleybolcu kızlarımız gururumuz olmaktadır. Atletizm için alt yapı var ama bu dalda başarılı bir sporcumuz yoktur. Bugün nasıl bazı sanayiciler spor kulüplerine destek oluyorlar ise, Karaman'da da sanayicimiz bir şekilde sporcular yetiştirmeye destek olmalıdır. 

Neden günün birinde Olimpiyat Oyunlarında formasında Bifa, Duru, Şimşek, Saray, Anı, Aroma yazan atletlerimiz olmasın? 
Spora yatırım gençliğin geleceğine ve kentin tanıtımına en büyük yatırımdır.


Ören Yerleri Karadağ, Derbe, Taşkale:

Bırakın kentin tanıtımını bir kenara ama bugün Kapadokya'nın turizm gelirleri bile düşünüldüğünde Karadağ, Derbe ve Taşkale'ye yapılamayan yatırımların acı bilançosu çıkar ortaya.

Karaman'dan neredeyse her dönemde bakanlar çıkmıştır ama nedense hiçbir bürokratımız bu konuda ya yeterli çaba gösterememiştir yada çabalar yetersiz kalmıştır. O bölgeye giden yolların elden geçmesi, ulaşımın kolaylaştırılması ve gelen konukların konaklama sorunlarının çözülmüş olması bu sorunu çözecektir. Diğer gelişmeler zaten arkasından gelir. Şu anda Binbirkilise’de ve kalede kazıların başlamasından öylesine mutluyum ki ..

İkinci bir öneri; bazı üniversitelerin (özel üniversiteler daha çok ilgi gösterebilir) tarih ve arkeoloji bölümleri ile iş birliği yapılarak bilimsel çalışmalar/araştırmalara ağırlık verilmelidir. Efes'in, Bergama'nın, Kapadokya'nın 20 yıl önceki halini bilenler lütfen o yerleri bugün ile karşılaştırsınlar. O zaman bu konunun önemi belki bir kez daha ortaya çıkar.Bu bölgeler mutlaka Karaman Turizmine kazandırılmalıdır. 
Bu üniversiteler arası bilimsel çalışmalar için belki de KMÜ Rektörümüz Sayın Prof.Dr. Sabri Gökmen başkanlığında ayrı bir çalışma grubu oluşturulabilir.

Dil Konusu ve KMÜ:

Karaman'ın marka olmasına katkıda bulunacağına inandığım bir konu da dil konusudur. Artık üniversitemiz de var. KMÜ bünyesinde "DİLLER" fakülteleri açılmalıdır. 
Öyle ki Türkiye'de herkes en iyi dilin Karaman'da öğrenileceğini bilmelidir. Türk Dili ve Edebiyatının yanı sıra Türkçeden İngilizce, Almanca, Çince, Arapça, Rusça dillerine anında çeviri bölümleri açılması için çok ciddi bir çaba gösterilmelidir.

Bugün bütün dünyada nasıl ki Almanca deyince Goethe Institut'lar akla gelirse, KMÜ deyince de DİL akla gelmelidir. Dil okulları, dil fakülteleri, dil kongreleri, kente gelen yabancı öğrenciler, bilim adamları, akademik çalışmalar Karaman'ı bu defada dil konusunda markalaştıracaktır. Çok kültürlülük getirecektir.

Teşvikler:

Karaman'ın coğrafi ve jeolojik durumunun çok iyi olmasına karşın, teşvik kapsamından sonra bile yapılan yatırımların yetersiz kaldığını gözlemlemekteyiz. Zaten Türkiye bazında genel anlamda teşvik bölgelerinde beklenenin çok üstünde sorunlar yaşanmıştır.

1996/2007 yılları arasında Doğu Anadolu'nun 3 kentinde, ağırlık Diyarbakır olmak üzere bizzat teşvik bölgelerinde çalışmalar yaptım, eğitimler verdim ve üretim yaptırdım. Oralarda yaşanan sorunların bugün Karaman'da yaşananlar veya beklentilerden farklı olmadığını düşünüyorum. 

Ülkemizde maalesef her bürokratik değişimde sanayicimiz ve yatırımcı büyük zararlar görür, sıkıntılar çeker. İstikrarsızlıklar yaşanır. Teşvikten genelde yeni yatırımcı değil, işi kalıbına uyduranlar yararlanır. Tabii ki bütün bunlar da gerçek yatırımcıyı korkutur.

Bu konuda özellikle Almanya ve Hollanda'da ki hemşerilerimiz ile daha sıkı bir iş birliği içerisinde çalışılmalıdır. Yabancı ortaklı yatırımcıların peşine düşülmelidir. Ama yatırımcıları Karaman'a çekmek için yine zincirin başına dönüp, tüm sosyal yatırımların önemini ve zamanlamasında acele edilmesi gerektiğini unutmamak gerekir.

Sanayi:

Daha önce yapılan bazı çalışmalarda da görüldüğü gibi, sanayicilerimiz bu çalışmalarda zaten kendilerini çok iyi değerlendirmişlerdir. Yine de sosyolojide "iş/fabrika körlüğü" diye tabir edilen bir durum vardır. İnsan her gün yaşadığı ortamda bazı şeyleri göremez olur, ama dışarıdan biri onu ilk bakışta görür.

İş hayatımda 20 yılı aşkın süre iç ve dış fuarlara katıldım. 
Bu gözlemlerime dayanarak sanayicimizin kendilerini bu fuarlarda yeterince tanıtamadığı düşüncesindeyim.

En önemlisi fuarlarda firma stantlarında mutlaka yabancı dil bilen personelin olmasıdır. Bu kişi tercüman / hostes değil, yapılan işe hakim olan biri olmalıdır. 

Hiç beklemediğiniz anda büyük bir alıcı karşınıza çıkabilir, çıkabilirde eğer sizi ziyarete geldiğinde konuşacak, danışacak kimse bulamazsa döner gider.

Bizim fuarlar genelde profesyonellikten biraz uzak, sanki arkadaş toplantısı gibi oluyor. Komşular gelir, oturulur, çaylar/kahveler içilir. Stantlar hep kalabalık olur. Bu arada müşteri gelir, orada oturanları görür, onları da müşteri sanır"şimdi kalabalık, sonra geleyim" der, ama genelde gidiş o gidiştir. Bu nedenledir ki fuarlara gereken önem verilmelidir ve çalışmalar gerçek anlamda profesyonelce yapılmalıdır. 

Tanıtıma önem verilmelidir. 

Bana göre; markalaşmanın bir tek yolu vardır. 
Tanıtım.... Tanıtım... ve yine tanıtım.... 

Bu nedenle her türlü tanıtım çalışmalarına çok önem verilmelidir. Küçük büyük demeden tanıtım için çaba göstermelidir. 

Maden işlenmediğinde taş, kömür önce belki değersizdir ama  işlenince hanımların elini süsleyen değerli bir taşa dönüşür. Onun için elimizdeki madenlerin değerini bilip, onları doğru şekilde işlemeliyiz.

Belki kilometrelerce uzaktayız ama yüreklerimiz Karaman sevdası ile atar. Hep iyisini isteriz Karaman için.. 
Kötü bir şeyler duyunca yüreğimiz sızlar derinden. İşte bu yazım bundandır. Ben uzaktan Karaman’ı böyle görüyorum. Yanıldığım, fark edemediğim şeyler olabilir. Haksızlık ettiğim yerler de olabilir. Ne diyeyim “ sürç-ü lisan ettikse af ola “.
Ama emin olun ki sloganımız "Her şey Karaman için".....
İstanbul'dan selamlar ve saygılar.  Nuran UYAR

  • İLETİŞİM & ULAŞIM
  • Osmaniye Mah. Fabrikalar Cd. No:44
    Bakırköy / İST
  • 0212 542 68 33 / 34
  • 0212 542 68 43 / 54
  • Fax: 0212 542 68 60
  • info@ikev.org.tr
  • • Reklam
Copyright © 2017 İKEV, İstanbul Karamalılar Eğitim ve Kültür Vakfı     [ Web Tasarım & SEO by WEBMESLEK ]